Yoksunluk ve isteğin yoğunluğu
Yoksunluk,  genellikle, uç tablolarda dramatize edilmiş şekilleriyle bilinir: kişi titrer, belki yerlerde kıvranır, istediğini almak için camı çerçeveyi indirir… Oysa, çok az bir kısmı bu kadar şiddetli biçimlerde vücut bulur. Dolayısıyla, kişinin yaşadığı yoksunluk ve kullanım isteği gözden kaçabilir ya da kolayca inkar edilebilir. Basitçe yoksunluk, madde ya da alkole yönelik yoğun bir arzu, acıkırcasına bir istek hali olarak tanımlanabilir ve bu genellikle kişinin bağımlılık ya da kötüye kullanım geliştirdiğine işaret eder.
Bu bazen karşı konulmaz hale gelebilir. Özellikle yaşam olayları, çevresel etkenler ya da anımsatıcılar bu arzuyu daha da dayanılmaz hale getirebilir. Kişi, içki içmeyi veya madde kullanımını frenleyeceğine defalarca söz vermesine rağmen, içten içe hissettiği istek karşısında yumuşamaya başlar. Alkol ve madde kullanımına karşı bu arzu, vazgeçilmeyecek bir hale gelecek kadar güçlenir.
Hatta madde ya da alkol sorunu yaşayan kişiler bazen, cezbedici nesneye ulaşmak için, neredeyse, cam parçalarından oluşan bir yığının üstünden yürüyecek kadar yoğun bir arzu ve yoksunluk hissederler.

Yoksunluklar ve Farkındalık (Mindfulness)
Farkındalık (Mindfulness), kısaca yargısız bir şekilde gözlem yapma olarak tanımlanabilir. Yani kişi dikkatini yoğun bir şekilde şimdiki zamana yöneltir. Sıklıkla, geçmiş ve gelecek düşüncelerinde gezinen kişi, kendini bu güne taşır.
Farkındalık (Mindfulness) üç farklı elementten oluşur: anımsama, ayrımsama ve dikkat. Medite olan kişi, üzerine odaklandığı konuyu ayrımsama üzerine çalışır. Sonrasında, bu konu üzerine odaklanır ve kendini hep orada tutmak için kendini anımsamaya davet eder.
Bağımlılıkta Farkındalık (Mindfulness) uygulamasının faydaları:
•          Kişinin kendisine ve çevresine karşı daha az yargılayıcı olmasına yardımcı olur.
•          Şimdiki zamanı daha iyi değerlendirmesine yardımcı olur. Bu şekilde içinde bulunduğu durumu algılar ve alkolün ve maddenin yapay cennetlerine eskisi kadar ihtiyaç duymaz.
•          Rahatsız edici düşünce ve duygular ortaya çıktığında, bunları çok daha güvenli bir şekilde yaşar.
•          Başkalarının hislerine karşı şefkat geliştirmeye başlar.
•          Başka kişilerle daha yakın hissetmeye başlar.
•          Kişide kendini kabullenme gelişmeye başlar.
•          Günlük yaşamda sükunet ve huzur duygusu gelişir.
•          Kaçınmaya çalıştığı şeyleri artık ayrımsamaya başlar.
•          Düşüncelerinin, kendisine ait şeyler olmadığını görür.
•          Gittikçe daha çok kendini anlamaya başlar.
•          Sorun yaratan olaylar karşısında çok daha az zorlanır ve sıkıntıdan uzaklaşır.
•          Duyguları çok daha az yorucu ve sarsıcıdır.
•          Çok zorlayıcı duyguların bile gelip geçici olduğunu ve her şeyin değiştiğini görür.
•          Stresli durumları çok daha kolay yaşamayı sağlar.
•          Endişeli bir halle yaşamaya yatkınlığı azalır.
•          Yukarda yazan ve diğer psikolojik/ sosyal durumlardaki iyileşme ile bağımlılık davranışları azalmaya başlar.
•          Farkındalık (Mindful) meditasyonunun,   depresyon için bir sağaltım yöntemi olduğu bilinmektedir. Bu şekilde depresyon veya depresif duygu durumuna bağlı madde/ alkol kullanımını da engellemiş olur.
•          Farkındalık (Mindfulness) bedenin zekasını geliştirdiği ve bağışıklık sistemine destek olduğu için, özellikle madde/ alkol bırakma döneminde, bunların kullanımının bedende yaratmış olduğu tahribata da olumlu etkileri olur.
•          Alkol veya madde sorunu yaşayan kişiler, neden ve nasıl yoksunluk çektiklerini, bunu nasıl dindireceklerini görebilirler.

Yoksunluğu ve aşırı isteği anlamak
Yoksunluk,  bir şeyi almak veya tüketmek için yoğun bir arzu veya özlem olarak tanımlanabilir. Her hangi bir maddeye fizyolojik ve psikolojik bağımlılık (zaten ikisi birbirinde ayrılmaz bir bütündür) geliştirmiş olan kişiler, elbette yoksunluk ya da aşırı istek yaşayacaklardır. Alkol ve madde kullanımına karşı bu arzu çok güçlü olabilir. Bu tip bir yoksunluğun kökeninin, zihnin bilinçli olmayan süreçlerine dayandığı ve bundan kaçınmanın çok zor olacağı öne sürülmektedir. Dolayısıyla, uzun yıllar boyunca ayık ve temiz olan kişiler bile yoksunluk yaşayabilmekte, hala kullanmayı ya da içemeyi arzu ettikleri çokça zaman yaşadıklarını belirtmektedirler.

Yoksunluklar, Aşırı İstek ve Teşvik Eden Duyarlılaştırma Teorisi (Incentive Sensitization Theory)
Yoksunluk ve alkol / madde kullanımına dair aşırı istek ile ilgili önemli açıklamalardan biri Teşvik Edici Duyarlılaştırma Teorisidir ( Incentive Sensitization Theory). Bu teoriye göre, yoksunluk, bağımlılık yapan madde ve ödül arasında beynin güçlü bir bağ kurmasıyla gelişir. Şu dört aşamayla ortaya çıkar:
•          Eğer kişi sürekli bağımlılık yapıcı maddeye maruz kalıyorsa, aşırı duyarlılık (hipersensitizasyon) oluşur. Yani, gelecekte çok daha fazla nöro- davranışsal tepkiler geliştirecektir.
            •          Aşırı duyarlılık (hipersensitizasyon) teşvik eden belirgiliğe (incentive salience)  yol açar. Kişi, maddeye karşı, basit bir ilgiden daha ötede bir arzu geliştirir.
            •          Teşvik eden belirginlik (incentive salience), kişinin, söz konusu davranışı gelecekte de tekrarlayacağını garantiler.
•          Zihnin bilinçsiz alanında işleyen bu süreç, gelişir ve dışarı alkol ya da madde yoksunluğu ve sürekli bir istek duyma şeklinde yansır.
Teşvik eden belirginlik (incentive salience), bağımlılık yapıcı madde ve ödül arasında güçlü bir çağrışımsal bağın beyinde yerleşmesine neden olur.  Bu durum, uzun süre ayık ve temiz kalmasına rağmen neden hala insanların kullsnım isteği duyduğunu açıklamaktadır. Dolayısıyla, “istersem bırakırım, bir şey olmaz” cümlesinin ne kadar gerçek dışı bir kaçınmadan ibaret olduğu ve “ en kolay bağımlı olan kişiler bağımlı olmam diyenlerdir” saptamasının da bir o kadar gerçekçi olduğu görülmekte ve bırakmak için çok sistemli ve yapılandırılmış yöntemlerin gerekliliği öne çıkmaktadır.
Madde ya da alkolü Romantikleştirme ve Artan İstek Hali- Yoksunluklar
Yaşanan yoksunluklar, genellikle madde ya da alkolü romantikleştirmeye neden olabilir. Kişilerin maddeyi ilk bırakma girişiminde, en dipteki acıları, zihinlerinde hala taptaze durmaktadır. Zamanla, bağlı oldukları nesnenin nasıl bir ruhsal ağrı giderici olduğuna ve kullanırken bir zamanlar nasıl haz aldıklarına dair hatıralar tekrar yüzeye çıkar. İşte bu hal, madde ya da alkolün romantikleştirilmesidir. Yoksunluk ve isteğe neden olabildiği gibi, bunların bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir; ikisi birlikteyken ise kullanım kolayca nüks edebilir. Madde ya da alkol romantize edilirken, kişilerin ayıklık yolunda kalmaları oldukça zorlayıcı olabilir. Burada, en başa geri dönerek,  kişinin kendine neden bırakmak istediğini anımsatması işlevsel yöntemlerden biridir. Tedavinin ve ayık yaşamlarının ilk gününden itibaren iyileşme günlüğü tutan kişiler, işte bu aşamada fayda görürler. Bu onlara, ayık kalmaya karar verdiklerinde arkalarında gerçekten ne bıraktıklarını anımsatır.

Yoksunluk dönemlerini atlatırken Farkındalık (Mindfulness) içsel bir rehber gibidir: 
Alkol ya da madde sorununu çözmek için görüşemeye gelen kişilerin kendilerini başarısızlık, niyetsizlik, samimiyetsizlik, güçsüzlükle suçladıklarını veya yakınları tarafından suçlandıklarını sıkça görüyoruz. Teşvik Eden Duyarlılaştırma Teorisi’ni takip edersek, yoksunlukların ortaya çıkmasından kişi sorumlu tutulamaz. Diğer bir deyişle, bu yoksunluklar ve artan istek hali, zihni ziyaret eden uzaylılara benzetilebilir ve aslında bunlara boyun eğme zorunluluğu yoktur.
Farkındalığın (Mindfulness)  gelişmesiyle, kişi bu yoksunluğun zihinde ortaya çıktığını, duygu ve bedenindeki yansımalarının belirginleştiğini, sonrasında ise kaybolduğunu görür. Gökyüzünden geçen bulutlar gibidir. Bazen bunun sadece yoksunluk olduğunu bilmek ve durumu tanımlayabilmek bile onların geçip gitmesine izin vermek için yeterli olabilir.  Meditasyon yapan kişi, bu durumu nasıl başka bir şekilde yaşayabileceğini öğrenir. Yoksunluğun içine özenle bakmaya başladığında, burada aslında maddeyle ilişkili hiçbir şey olmadığını görür. Yoksunluklardan korkarak yaşamak yerine,  farkındalığını geliştiren kişi, sadece durumu gözlemler ve bu zihinsel olayların yatışmasına izin verir. Onlara karşı harekete geçmez.
İnsanlar için yoksunluklardan kaçmak olanaksız ise yoksunluklarla yaşamayı öğrenmek mümkündür. Farkındalık  meditasyonu, kişinin, zihnine karşı verdiği kontrol mücadelesinden sürekli bitkin çıkmak yerine;  zihniyle tekrar barışması ve huzur halinde yaşaması için muhteşem bir malzeme sunar. Zira,  “zihin mükemmel bir hizmetçi, fakat berbat bir efendidir”.

Alkol ya da madde istismarı devam ederken Farkındalık (Mindfulness)
Farkındalık (Mindfulness),  halen alkol ya da madde kullanan kişiler için de işe yaramaktadır. Öte yandan, uygulamalardan daha iyi verim alabilmek için, açık bir zihne ihtiyaç duyulur. Alkol ya da madde istismar eden kişiler, beyinlerini anestezi altında tuttukları için, farkındalıkla ilgili yolculuklarında tıkanıklıklar yaşayabilirler.

Yoksunluklar için diğer yardımcı teknikler:
•          Aynı ortamda kalmaya devam ettikçe, zihinsel durumu değiştirmek de güçleşmektedir. Yoksunlukların akışında bir değişiklik yapmak için sadece bir süreliğine yürüyüşe çıkmak bile yeterli olabilir.
•          Kişinin sürekli kendisine, bu yoksunluğun kendisine ait bir şey olmadığını anımsatması gerekebilir. Onları değiştirmek, yok etmek ya da madde ve alkolle gidermeye çalışmak yerine, yoksunluklara boyun eğme zorunluluğu olmadığını tekrar hatırlamak, başka bir çözüm yolu olabilir.
•          Bazen dikkati dağıtmak, yoksunluk uğraşısında etkili olabilir. O sırada size kolay gelen, hoşlandığınız başka bir şeye yönelmek zaman kazandırabilir.
•          Tam aksine, başka bir etkin yöntem ise yoksunluklara direkt meydan okumaktır. Kişi, bu düşünceler nedeniyle, sıkıntıya girdiği, başına bela açan tüm anıları anımsamak işe yarayabilir.
•          Yoksunluklar sırasında başka bir kişiyle konuşmak da önemli bir destek olabilir. Bir psikoterapist, bağımlılık gruplarındaki paylaşımlar, bağımlı olmayan bir arkadaş ya da daha bağımlılık hikayesi olan ve uzun süredir kullanmayan bir sponsor önemli kaynaklardır.
•          Bazen yoksunluklar, başka haller ile bağlantılı olabilir: yalnızlık, öfke, yorgunluk ve açlık gibi. Bunlarla ilgili değerlendirme yapmak ve içinde bulunulan durumu teyit etmek iyi bir fikirdir.
•          Eğer kişi, alkol ya da maddeyi romantikleştirmeye başladıysa,  en başta bırakmasına neden olan etmenleri hatırlayarak, ayıklık yoluna kendini tekrar davet edebilir.
Ayrıca, yapılan bedensel egzersizler ve yoga alkol / madde bırakma dönemindeki iyilik halini kuvvetlendirir, bedenin unutulan kısımlarının tekrar devreye girmesi, istek döneminde karşıt bir iç ses oluşturur.
Tüm bu teknikler, ve çeşitli Farkındalık meditasyonu uygulamaları, bireye göre bir araya getirildiğinde, belki özgün başkaca yöntemler dahil edildiğinde ve  her tekniğin kullanım alanları iyice saptandığında, bağımlılık ve yoksunluk artık zaman zaman kendini  hatırlatan ama önemsiz bir hikayeye dönüşmeye başlar. Sistematik ve yapılandırılmış, sürekli gözden geçirilen bir çalışma ile istersem bırakabilirim” söylemi gerçeğe dönüşebilir.